Pazar, 02 Ekim 2011 

Merhaba sevgili dostlar,
Uzun bir aradan sonra tekrar bloga zaman ayıracak enerjiyi toplar toplamaz işe ailecek hep özlemini çekttiğimiz annemin ünlü Kalburabasma'nın denemeleri ile başladım.
Doğrusunu isterseniz okulda öğrendiklerimin yanısıra televizyondan da takip ettiğim bazı programlarda verilen tarif ve önerileri denemeden yazmak pek dürüstçe gelmediği gibi orijinal lezzeti ve yapılabilirliği açısından da netice almadan yazmak istemedim.
Bu uzun girişten sonra, çocukluğumuzda annemin bizlere bayramlarda yaparak sevdirdiği  lezzete en yakın bulduğum  bu tarifin malzeme listesini sizlerle paylaşmak istedim.

Tatlısı için :

                    3 su Bardağı         Un
                    1 adet                  Kabartma Tozu
                    2 Çorba K.            Yoğurt (Susuz)
                    1 adet                  Yumurta
                    200 gr.                 Margarin (oda  sıcaklığında)
                    1 su Bardağı         Ceviz (iri dövülmüş)
Şurubu için :
                    2,5 su bardağı      Su
                    2,5 su bardağı      Şeker
                    1 dilim                 Limon

Yapılışı :
                    Un elenir,ortası çukurlaştırılır, içine margarin konup elle iyice yumuşatılır.Oda sıcaklığındaki yumurta ve yoğurt ilave edilir.Kabartma tozu da konularak hamur yoğurulur.Ceviz büyüklüğünde parçalara ayrılır.Her bir parça avuç içinde yuvarlandıktan sonra rendenin küçük kısmına bastırılır.Ortasına ceviz konur.Bir tarafından başlayarak rulo haline getirilir. Yağlanmış tepsiye ters çevrilerek dizilir. (Rende ile sağlanan şekiller üste gelmelidir..)
                     Önceden ısıtılmış (180 derece) fırında 25 dakika kızarana kadar pişirilir.
                     Fırından alınan tepsi 2-3 dakika bekletildikten sonra ılık şerbet dökülür. Sık sık  bir kaşıkla şerbet kalburabasma'nın üzerine dökülerek şerbetin çekmesine yardımcı olunur.
                      Ertesi gün servis yapılır.

Şerbetin Yapılışı.: Malzemenin tümü tencereye konur.Kaynamaya başlayınca ateşi kısarak 8-9 dakika daha kaynatılıp altı kapatılır.Soğumaya bırakılır.(Şerbet ılık olacak.)
                              
                     Annemin anısına, afiyet olsun...



Kursta ilk öğrendiklerimden olan bu nefis böreği bugün 3. defa denedim. Hem kolay ve hem de yapımı bence keyifli olan "Pazılı Kiş" i siz pazıdan farklı iç malzemelerle de (sucuk-sosis-peynir gibi) yapabilirsiniz. Hep bu değişiklikleri yapmak istediğim halde bunları bugüne kadar hiç deneyemedim.
Bu gün yaptığımı Sevgili eşim, ablam ve Oğuz yediler. Çok beğendiklerini söylediler ama artık bilemem.....
Avrupa ve Amerikan mutfaklarında yapılan ve daha çok pizza'yı andıran bu böreğin tarifi şöyle..
MALZEMELER:
Hamuru:
  • 125 gr. Margarin
  • 1 Adet Yumurta
  • 3 Yemek Kaşığı Su
  • 2 Bardak + 3/4 Bardak Un
  • 1 Paket Kabartma Tozu
  • Tuz
  • 150 gr. Kaşar peyniri
İçi:
  • 1 Demet Pazı
  • 1 Büyük Soğan
  • 3 Tahta Kaşık Sıvı Yağ
  • 2 Diş Sarmasık (İstenirse)
  • Tuz
  • Kırmızı Pul Biber, Karabiber
Yapılışı:
Oda sıcaklığındaki margarini elinizle yumuşatın. Yumurta, tuz ve suyu ilave edip iyice harmanlayın. Elenmiş unu ve kabartma tozunu bu malzemelere yavaş yavaş iyice yedirin. Önce parça parça olan bu hamur sonra toplanlanacaktır. 5 dakika kadar yoğurun. (Fazla yoğurursanız hamur yumuşar) Üzerine bir örtü örterek 10-15 dakika dinlendirin. Hamuru merdena ile tepsinizin büyüklüğünde açın. Tepsinizi sıvı yağ ile yağlayın ve unlayın. Hamuru tepsiye yayın ama kenarlarını biraz yüksekçe tutun ki içine malzemelerinizi rahatlıkla koyabilesiniz.
175 derecede ısıtılmış fırında 10-12 dakika pişirin. Çıkartıp üzerine iç malzemelerinizi yayın. Sonra tekrar fırına koyun ve pişmesine yakın üzerine rendelenmiş kaşar peynirlerini serpin. Tekrar fırına koyun. Kaşarlar nar gibi kızarınca çıkartıp servis tabağına koyun. Sıcak servis yapın
İçinin hazırlanması:
Yıkanmış ve sapları alınmış pazı yapraklarını ince kıyın. Yemeklik doğranmış soğanı yağ ile ocakta soğanlar yanmadan kavurun. Küçük doğranmış Sarmasıkları ilave edip biraz daha kavurun. Pazıları ve tuzu ilave edin. Suyunu çekip biraz da pişince ocağı kapatıp kırmızı biber ve karabiber ilave edin.
Haydi afiyet olsun......







Türk mutfağında önemli yeri olan ve çok sevilen Tatar Böreğinin bir çok çeşidi varmış. Aşağıda tarifini verdiğim Göbete olarak bilinen bu börek de bir tatar böreği çeşidi imiş. Öğrendikten sonra 2 kez denedim. İkisinde de börek güzel oldu ve beğenildi. Bu nedenle meraklıları ile paylaşmak istedim.

Hamurun Malzemeleri :

  • 4 Su Bardağı Un
  • 1 paket yaş maya
  • 1 su bardağı süt
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 yemek kaşığı sirke
  • 3 çorba kaşığı yoğurt



İçinin Malzemeleri :

  • 1 tavuk göğsü (orta boy)
  • 3-4 adet patates
  • 3-4 adet yeşil biber
  • 2 kuru soğan
  • 1 demet maydonoz
  • Tuz, karabiber, pul biber
  • Çörek otu

    Hamurun Hazırlanışı :
    Ilık sütün içinde maya eritilir. İçine şeker konur. Kabarınca yoğurma işinin yapılacağı kaba dökülür. İçine 4 bardak un, yoğurt, yağ, tuz, sirke atılır. Malzeme toplatılırak yoğrulur (çok yoğrulmayacak) yumuşak olan hamurun kabarması beklenir. Hacminin 2 katına ulaşıncaya kadar beklenir. (yumuşak olan mayalı hamur daha çok kabarır)

    İç Malzemenin Hazırlanışı :
    Tavuk iyice temizlendikten sonra haşlanır ve soğuduktan sonra elle tiftilir. Patates soyulur ve minik küp şeklinde kesilir. Yeşil biber ve maydonoz da ince kıyım doğranır. Doğranmış kuru soğanlar patatesler sıvı yağa atılarak kavrulur daha sonra tavuklar ilave edilir. Bir müddet sonra da yaşil biber, maydonoz, baharat ve tuz ilave edildikten kısa bir süre sonra kavrulmuş malzeme ocaktan indirilir.

    Hamur 2 ye bölünür. 1.parçayı merdane ile tepsi boyutu kadar açıyoruz ve tepsimize yerleştiriyoruz. İç malzemeyi döşedikten sonra yine aynı boyutta merdane ile açtığımız 2. parça hamuru da malzemenin üzerine seriyoruz. En üste biraz yağ ve yoğurtu karıştırarak sürüyoruz, çörek otunu serpeledikten sonra da 180 derecede ısıtılmış fırında üzeri pembeleşene kadar pişirilir. Fırından çıkınca su serpilip üzeri örtülür.

    Afiyet olsun..



Bu tasarım yakınlarımın ifadesine göre çok beğenilmiş. Bu konuda ben de onlarla aynı fikirdeyim. Gerçekten güzel ve çok uyumlu bir kombinasyon ortaya çıktığı gibi nedense ben de çok severek çalıştım. Şu ana kadar sadece bu tasarımdan iki adet yapmış olmam bu modeli diğerlerinden biraz daha fazla sevmiş olmamdan kaynaklanıyor galiba. Tamamen bittiğinde kolye-bileklik ve küpelerinden oluşan bir takım olacak ama araya hep bir işler girdi ve küpelere bir türlü sıra gelemedi. Kendime de söz verdim en kısa sürede bu takımı tamamlayacağım.





Zümrüt Gözler benzetmesini yaptığım bu çalışmayı manken üzerinde iki sıra dizilmiş gibi görmektesiniz. Tasarımın esası uzundur ve tek sıra olarak dizayn edilmiştir. Tamamını manken üzerinde resimlemek zor olduğu için iki sıra haline getirilerek fotoğrafı çekilmiştir. Büyük resmi incelediğinizde bu kolyeyi daha çok seveceğinizi zannediyorum. Bu takıyı günlük yaşantımda da rahatlıkla kullanıyorum.





Ben bu ismi beğendim ama siz başka bir isim de yakıştırabilirsiniz...Lüle taşı ile mumlu simin güzel bir birleşiminden oluşan bu örnekte ayrıca otantik sonlandırma tekniği de kullanıldı...



4 sıra 1 m. boyunda zincirlerin teker teker hazırlanması ve birleştirilmesi ile sonucunda ortaya çıktı.Her zincir efektinin aynı olması gerekmiyor....



Minik borucuk ve topların bir araya gelmesi ile bu minik ampuller meydana çıktı. Bu modelin oldukça kolay olduğunu söyleyebilirim. Açıkçası fazla zorlanmadım. Koyu renkli giysilerin üzerinde çok hoş ve gösterişli duruyor. Borucukların ve topların transparan oluşu sayesinde bu model her renk fon ile uyum sağlıyor. Denemenizi öneririm.



Altın sarısı simli iplik ve boncuk kombinasyonu ile hazırlanan bir makreme örneği. Bu çalışmada yaklaşık 5 m simli ip ve 150 adet simli boncuk kullanıldı. Otantik kapama tekniği ile brit şeklinde bitirildi. Bu çalışmanın zorluk derecesi hayli yüksek . Makreme çalışmalarında ipliklerin kirlenme riski de var. Bu örneği de çok beğendiğimi söylemeliyim. Bakalım sizler ne diyeceksiniz...




Bu takı ilk yaptklarımdan, ancak plastik boncukla yaptığımdan hiç beğenmedim. Daha sonra swarovski taşlarla yeniden monte ettim. Bu defa dinamizmini ve renklerini beğenerek saklamaya karar verdim. Resim düzenlemeleri konusunda eşim yardımcı oluyor. Düşüncelerinizi bekliyorum.


Hobi yaratma gayretim hep vardı ama çalışırken ayıracak zamanım yoktu. Emekli olduk, zamanı da bulduk bu sefer de uygun hobi seçmek epey bir zamanımı aldı. Yani anlayacağınız biraz kararsızlık biraz tembellik ile bugüne geldik..
Artık bir uğraşım var, pardon ... iki uğraşım var.
Takı ve tasarımı ile pasta-kurabiye-börek kurslarına başladım..Bunlar da nereden çıktı demeyin.

Bu iki konu da oldum olası hep ilgimi çekerdi..
Bilmiyorum benden takıcı veya pastacı olurmu ? ama öğretmenler içimizdeki yeteneklerin açığa çıkacağını söylüyorlar.
Okul yıllarımda iyi bir öğrenciydim ve o zamanlar işe yaramıştı.. Şimdi de iyi bir öğrenci olacağımı biliyorum ve inşallah bu sefer de işe yarar...
Kurs anılarında buluşmak üzere şimdilik hoşçakalın..